Hoşgeldiniz, bugün 29 Temmuz 2010 Perşembe
Bilge AYDIN - AKREDİTASYON VE HASTA GÜVENLİĞİ (29 Aralık 2008 Pazartesi 17:17)
Bilge AYDIN

Sağlık hizmetleri, “olmazsa olmaz” niteliği bakımından hizmet sektörü içinde özel bir konuma sahiptir. Sunulurken bir yandan da tüketilmesi, yüksek riskli süreçlerden oluşması ve uzmanlık gerektirmesi sağlık hizmetlerinin diğer hizmet sektörlerinden ayrılan yönleridir. Bu durum sağlık hizmetinin sunulmadan önce çok iyi tasarlanmasını, planlanmasını ve olası risklerin yönetilmesini gündeme getirmektedir.

 

Sağlık hizmetlerinin sunuluş biçimi ve kullanımı, ülkelerin sosyo-ekonomik kalkınmışlık düzeylerini belirleyen en önemli göstergeler arasında yer almaktadır. Bir toplumda herkesin sağlıklı yaşamaya hakkı vardır. Bu nedenle sürekli, ulaşılabilir, etkili ve kaliteli sağlık hizmetlerinin, hem birey hem de toplum için zorunluluk olarak görülmesi büyük bir önem taşımaktadır.

 

Son yıllarda yaşanan gelişmelerin etkisiyle bireylerin sağlık bilinci düzeyi yükselmiş ve sağlık hizmetlerinde kaliteli bakım isteği yaygınlaşmıştır. Sağlık hizmeti alan bireyler en kısa sürede sağlıklarına kavuşmayı istemekte, tanı ve tedavilerinin doğru bir şekilde, gelişen teknoloji yoluyla yapılmasını talep etmektedirler. Artan kalite beklentisi, hizmet sunumundan kaynaklanan yetersizlik ve hataların doğurabileceği insan yaşamı ile ilgili ciddi sonuçlar, sağlık hizmetlerinde kalite kavramını daha önemli hale getirmiştir.

 

Sağlık hizmeti alanların bilinç düzeyinin artması sağlık kuruluşlarının kaliteli hizmet sunumunu zorunlu kılmaktadır. Günümüzde sağlık kuruluşları kaliteli hizmet sunumunu sağlamak ve hizmeti alanların beklentilerine yanıt verebilmek için farklı araçlar kullanmaktadırlar. ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi, EFQM Mükemmellik Modeli ve Akreditasyon Programları en çok kullanılan kalite geliştirme araçlarıdır.

 

Sağlık sektöründe kalite geliştirme çalışmalarının yaygınlaşması; süreç iyileştirme, düzeltici-önleyici faaliyetler, olay bildirimi ve raporlama sistemlerinin oluşumunu sağlamıştır. Kalite geliştirme çalışmalarıyla elde edilen veriler hasta ve sağlık çalışanlarının güvenliğini tehdit eden olayların günyüzüne çıkmasına neden olmuştur. Bu alanda yapılan araştırmaların sonuçları ise tüm dünyada hasta güvenliği konusunda farkındalığı arttırmıştır.

 

Günümüzde akreditasyon programlarının yaygınlaşması ve hasta güvenliği kavramıyla ilgili farkındalığın oluşumunda; hastalar ve sağlık çalışanlarının hizmet sunum süreçlerindeki önlenebilir hatalar nedeniyle yaşadıkları olumsuzlukların ana etken olduğu görülür.

 

Akreditasyon ve hasta güvenliği konularının anlaşılması ve doğru değerlendirilmesi için;

·          Akreditasyon programları kalitenin oluşumunu sağlayarak, kaliteli hizmetin güvencesi olabilir mi?

·          Sağlık hizmetlerinde kalite beklentilerine yanıt verebilir mi?

·          Akreditasyon programları hasta güvenliği uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayarak hasta güvenliği ihlallerini önleyebilir mi?

 

sorularının tartışılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

 

 

 

 

 

 

Akreditasyon programları kalitenin oluşumunu sağlayarak, kaliteli hizmetin güvencesi olabilir mi? Sağlık hizmetlerinde kalite beklentilerine yanıt verebilir mi?

 

Akreditasyon, bir sağlık kuruluşunun önceden belirlenmiş ve yayımlanmış standartlara uygunluğunun, herkes tarafından kabul gören bir tüzel kişilik tarafından değerlendirilip onaylandığı resmi bir süreçtir. Bu yönüyle değerlendirildiğinde akreditasyon bir dış denetim sürecidir.  

Akreditasyon programları, sağlık hizmet kurumlarının, hasta bakım kalitesinin geliştirilmesini, güvenilir bir hasta bakım ortamının sağlanmasını, hasta ve çalışanların risklerinin azaltılmasını, süreç iyileştirme çalışmalarının sürekliliğini sağlamayı amaçlamaktadır.

 

       Akreditasyon ilk olarak sağlık hizmeti sunumundaki büyüyen standardizasyon ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1913 yılında Amerika’da başlamıştır. Amerikan Cerrahlar Birliği 1917 yılında Hastane Standardizasyon Programını devreye sokmuştur. Bu adım akreditasyon sistemlerinin temelini oluşturması bakımından önemli olmuştur. Başlangıçta sadece 5 tane olan bu standartlar hastanelerdeki klinik süreci denetlemeyi amaçlamakta ve hastanelerin uygulamaları açısından denetçiler tarafından değerlendirilmesini içermektedir. Bu standartlar sağlık kuruluşlarının en temel gereksinimleri karşılayıp karşılamadıklarını ölçmüştür. Daha sonraki yıllarda standartların sayısı ve niteliği giderek artmış, kaliteli hizmet sunumuna olan ihtiyacın artması ve farkındalığın yükselmesi sonucunda Amerika’daki sağlık kurumları kaliteli sağlık hizmeti sunumunu sağladıklarını ve hasta bakımı kalitelerinin yükseldiğini kanıtlamak amacıyla standartlara sahip olduklarını belgeleme ihtiyacı hissetmeye başlamışlardır. Bu süreç sağlık kuruluşlarını tıbbi kayıtları yeterli ve düzenli tutmaya sevk etmiştir.

 

Sağlık sektöründeki ilk akreditasyon kurumu 1951' de ABD'de American College of Surgeons, American College of Physicians, American Hospital Association, American Medical Association ve Canadian Medical Association'ın katılımıyla "Joint Commision on Accreditation of Hospitals" olarak kurulmuştur. 1987 yılında hastaneler dışındaki sağlık kuruluşları için de akreditasyon programları geliştirilince komisyonun adı "Joint Commission on Accreditation of Health Care Organizations" (JCAHO) olarak değiştirilmiştir.

 

Akreditasyon programları ABD’den sonra Kanada, Avustralya, İngiltere gibi ülkelerde de yaygın olarak uygulanmaya başlamıştır.

 

1958 yılında Kanada Ulusal Sağlık Sistemi’nin öncülüğünde Sağlık Hizmetleri Akreditasyonu Kanada Konseyi (CCHSA) kurulmuştur. Akreditasyon sistemi tüm yönleriyle JCAHO’yu takip etmiştir. Avustralya’da 1977 yılına kadar tam bir akreditasyon sistemi oluşturulmamış olsa da hastanelerin akreditasyonuna 1926 yılında başlanmıştır. Sonrasında akreditasyon ülke çapında yaygınlaşmış ve tıp örgütlerinden destek almıştır.

 

İngiltere’de Kraliyet Fonuna bağlı gönüllü bir kuruluş 1980 yılında Kanada Akreditasyon Standartları’nı bir kaç hastanede pilot olarak uygulamaya koymuştur. Standartların yararlı olduğu görüldükten sonra Ulusal Sağlık Hizmetleri’nce (NHS) deneyimler ışığında revize edilen standartlar kullanılmaya başlanmıştır. Kanada standartları zamanla NHS standartlarına dönüşmüştür. 1989 yılında Kraliyet Fonu Kalite Programı başlatılmıştır. 1990 yılında Kraliyet fonu tarafından kurulan King’s Fund Organizational Audit kurulunun ismi 1998 yılında Health Quality Services olarak değiştirilmiş ve kurul 2000 yılında bağımsız bir yapıya kavuşmuştur. Kurul İngiltere’deki Akreditasyon Standartlarını düzenlemekte ve sürekli olarak standart geliştirmektedir. Aynı zamanda Uluslararası standartlar yayınlamakta ve Uluslararası Akreditasyon Sertifikasyonu sağlamaktadır.

 

Çek Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsviçre kendi akreditasyon sistemlerini oluşturma gereksinimi hissetmişlerdir. Günümüzde yaklaşık 40 ülkede akreditasyon programları uygulanmaktadır.

 

Sağlık hizmetlerinde akreditasyona dünya çapında yoğun talep ve ilgi gösterilmektedir. Dünyadaki uygulamalar incelendiğinde akreditasyon programlarının öncelikle ve daha yaygın olarak yataklı tedavi hizmetlerinde kullanıldığı göze çarpmaktadır.

 

Sağlık sektöründe hizmetin kabul edilebilirliği ve hizmetin standardı, en az kullanılan sarf malzeme ile tanı ve tedavi araçlarının kalitesi kadar önemlidir. Bununla birlikte, hizmet süreçlerinin ve bu süreçler sonucu elde edilen çıktıların değerlendirilebileceği bir mekanizmaya da ihtiyaç duyulmaktadır. Akreditasyon bütün boyutları ile değerlendirildiğinde hizmet alıcılara en yüksek kalitede hizmet sağlamayı amaçlamaktadır.

 

Akreditasyon programları, hastanın teşhis, tedavi ve bakımıyla ilgili oldukça detaylı politika ve prosedürleri içermektedir. Hastanın teşhisi ile yapılan tetkikler arasındaki tutarlılık, tedavi planları, ilaç kullanımı, beslenme şekli, ameliyat endikasyonu ve sonuçları, invaziv müdahaleler, tedavi sürecine etkisi olan hasta ve ailesinin eğitimi, hasta hakları gibi pek çok konuyu kapsamaktadır. Akreditasyon çalışmalarında teşhis-tedavi ortamlarındaki güvenliğe ve güvenilirliği sağlayacak önlem ve uygulamalara büyük bir önem verilmektedir.

 

Akreditasyon programlarının uygulanmasının genel olarak;

 

·         Sağlık hizmeti sunan kuruluşlara yönelik standartları karşılamada optimal başarı hedefleri koyarak sağlık hizmetlerinin kalitesini geliştirmek,

·         Sağlık hizmetlerinin yönetim yapısını geliştirmek,

·         Yapı, süreç, çıktı ve sonuç standartlarını veya kriterlerini karşılayabilmek için sağlık hizmetleri kuruluşlarının karşılaştırmalı veri tabanını oluşturmak,

·         Hizmetlerin artan verimliliği ve etkiliği üzerine odaklanarak sağlık hizmetleri maliyetlerini düzenlemek,

·         Sağlık kuruluşlarına, yöneticilerine ve sağlık çalışanlarına; sağlık hizmetlerinde kalite geliştirme stratejileri ve en iyi uygulamalar konusunda eğitim ve danışmanlık sağlamak,

·         Halkın, sağlık hizmetlerinin kalitesine olan güvenini sağlamak,

·         Hastalar ve personelle ilgili olarak yaralanma ve enfeksiyonlara bağlı riskleri azaltmak gibi amaçları bulunmaktadır.

 

Farklı ülke ve iş ortamlarında uygulanan akreditasyon programları ile ilgili yapılan araştırmalarda, akreditasyon programlarının algılanan yararları açısından, tutarlı benzerlikler gösterdiği saptanmıştır. Söz konusu benzerliklerin şu noktalarda ortaya çıktığı görülmüştür:

 

·         Etkin ekip çalışması: Profesyonel gruplar, klinik ve destek hizmetleri, yöneticiler ve klinisyenler arasında daha fazla işbirliği,

·         Kalite çalışmalarının entegrasyonu: Sağlık hizmeti sunum sürecindeki farklı personel gruplarının kalite faaliyetleri ile becerilerini bir araya getirme,

·         Standartların Başarıyla Uygulanması: Uygunsuzlukların belirlenmesi, düzeltilmesi için özdeğerlendirme yapılarak standartların başarıyla uygulanması.

·         Tanıtım: Sağlık kuruluşlarının toplumdaki imajını güçlendirme,

·         Güven: Hizmet sunum sürecinde çalışanların kuruluşlarına olan inanç ve güvenini arttırma.

 

Akreditasyon programları sağlık hizmeti sunumunun değişik alanları için özel standartlara sahiptir. Bugün dünyada en çok kabul gören akreditasyon programı olan Joint Commission International (JCI)’in hastane, hasta nakli, tıbbi laboratuvar ve ayakta bakım olmak üzere farklı standart setleri bulunmaktadır.

 

JCI, Amerika Birleşik Devletleri’nde sağlık kuruluşlarının akreditasyonunu gerçekleştiren JCAHO’nun uluslararası alanda faaliyet gösteren bölümüdür. JCI akreditasyonu, dünya çapında sağlık hizmetlerinde standartlara dayalı değerlendirme için giderek büyüyen bir talebe yanıt olarak tasarlanmış yeni bir inisiyatiftir. Bu inisiyatifin amacı uluslar arası topluma sağlık hizmetleri kuruluşlarının değerlendirilmesi için standartlara dayalı objektif bir denetim süreci sunmaktır.

 

JCI’nın hastane akreditasyon standartlarını incelediğimizde tıbbi ve destek süreçleri tümüyle kapsayan bir yapıyla karşılaşırız.

 

JCI Hastane Akreditasyon Standartları – 2008

 

Hasta Odaklı Standartlar

 

·         Bakıma Ulaşım ve Bakımın Sürekliliği

·         Hastaların Değerlendirilmesi

·         Hastaların Bakımı

·         Anestezi ve Cerrahi Bakım

·         İlaç Yönetimi ve Kullanımı

·         Hasta ve Ailesinin Hakları

·         Hasta ve Ailesinin Eğitimi

        

 

         Yönetim Odaklı Standartlar

 

·         Kalite Geliştirme ve Hasta Güvenliği

·         Yönetim, Liderlik ve Yönlendirme

·         Tesis Yönetimi ve Güvenlik

·         Enfeksiyon Kontrolü ve Korunma

·         Çalışan Nitelikleri ve Eğitim

·         İletişim ve Bilgi Yönetimi

 

 

JCI hastane akreditasyon standartları yukarıdaki başlıklarda 400 civarında standart ve 1000’i aşkın ölçülebilir element ile sağlık kuruluşunun hizmet kalitesini geliştirmek için tasarlanan etkili bir kalite değerlendirme aracı olarak dünya çapında ilgi odağı olmaya devam etmektedir.

 

JCI Hastane Akreditasyon Standartları 2008 yılı revizyonunda; ISO 9001: 2000 Kalite Yönetim Sistemi, EFQM Mükemmellik Modeli, Malcolm Baldrige Ödül Sistemi, OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi standartlarından yararlanılmıştır. Hastane hizmet süreçleriyle harmonize edilen standartlar Hasta ve Yönetim olmak üzere iki temel alana odaklanmıştır. Standartlar hizmet sunumu ile ilişkili tüm süreçleri kapsamaya çalışmaktadır.  

 

Akreditasyon standartları kullanılarak kalite yönetim sistemi yapılandırılmış sağlık kuruluşlarında:

 

·         Yapılan tüm işler “hasta güvenliği” açısından yeniden değerlendirilerek; neyi,   neden ve nasıl yaptığımızı daha iyi bilerek, yapılan iş daha fazla sahiplenilir. Bu yolla hasta bakım süreci boyunca ortaya çıkabilecek tıbbi hatalar en aza indirilerek, daha güvenli sağlık hizmeti verilmesi,

·         Çalışanlar ile hastalar ve hasta yakınları arasında daha nitelikli iletişim kurularak hastalar ve hasta yakınlarının tüm süreçlere katılımlarının sağlanması,

·         Hasta ve hasta yakınlarına yapılacak işlemler hakkında daha çok bilgi verilerek ve uygulanacak tedaviyle ilgili onay alınarak, hastanın tedaviye uyumunun arttırılması.

·         Tüm hastanede ortak kavramlarla ve aynı düzeyde yaklaşımın sağlanması,

·         Her zaman uygun fiziksel ortamlarda, en iyi teknolojik olanaklarla sağlık hizmeti sunulmasının hedeflenmesi,

·         Sağlık hizmeti alan hasta ve hasta yakınlarının eğitim gereksinimlerinin belirlenerek, karşılanması,

·         “Hasta mahremiyeti”nin en üst düzeyde korunması,

·         “Hasta ve Hasta Yakınlarının Hakları” doğrultusunda sağlık hizmeti sunulması,

·         “Hasta ve Hasta Yakınlarının Memnuniyet Düzeyi”nin sürekli arttırılması için çalışılması,

·         Hizmet sunumunda hastalıkla ilgili tüm branşlardan görüşler alınarak varılan ortak kararlarla tedaviye yön verilip, ekip çalışmasının güçlendirilmesi.

·         Tüm tıbbi kayıtların doğru ve eksiksiz olarak tutulmasına önem verilerek hastanın tedavisinin sürekliliği ve doğruluğunun sağlanması ve benzeri gibi kazanımların elde edilmesi beklenmektedir.

 

Bir dış denetim sistemi olarak kabul edilmesi gereken Akreditasyon programları sağlık kuruluşunun standartlara uygunluğunun denetçiler tarafından değerlendirilmesidir. Bir yönetim sistemi ya da yönetim modeli değildir. Ancak standartlar oluşturulurken yönetim sistemi ve modellerden yararlanılmıştır.

 

Sağlık kuruluşları kaliteli hizmet sunma çalışmalarına süreklilik kazandırmak istiyorlarsa; akreditasyon standart seti ile ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi ya da EFQM Mükemmellik Modelini birlikte yapılandırmalıdırlar.

   

Sürekli gelişim anlayışını temel alan akreditasyon çalışmaları hizmeti sunan ile alanın kalite beklentilerine gerekli ölçülerde yanıt verecektir.

 

Akreditasyon programları hasta güvenliği uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayarak hasta güvenliği ihlallerini önleyebilir mi?

 

        Tıp biliminin ilk ve en temel öğretilerinden biri “Önce Zarar Verme“ ilkesidir. Bu ilke doğrultusunda kurgulanan sağlık hizmeti sunumu öncelikle hastaların ve sağlık çalışanlarının güvenliğine odaklanmaktadır. Ancak sağlık hizmeti sunum süreçlerinde ortaya çıkan hatalar sağlık çalışanları ve hastaların zarar görmesine neden olmaktadır.

 

“Institute of Medicine”  yayınladığı iki rapor ile sağlık hizmetlerinin çok önemli iki sorununu gözler önüne sermiştir; Tıbbi hatalar - hasta güvenliği ve sağlık hizmetlerinde kalite sorunu. Bu raporlara göre Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 44.000 – 98.000 kişi tıbbi hatalar nedeni ile yaşamını kaybetmektedir.

 

Böylesine ağır sonuçların oluşumuna neden olan tıbbi hataların büyük kısmı sistem kaynaklıdır. Doğru sistemlerin kurgulanmasıyla önlenebilecek bu hatalar sonucunda hem hastalar hem de sağlık çalışanları ağır bedeller ödemektedirler. Bu nedenle sağlık hizmeti sunumunun her aşamasında hasta güvenliğinin sağlanması ve tıbbi hataların önlenmesi sağlık sisteminin öncelikleri arasında yer almalıdır.

 

        Sağlık hizmeti sunum süreçlerinde hasta güvenliğini olumsuz etkiyen pek çok faktör bulunmaktadır:

 

·         Bilgilendirme eksikliği,

·         Yanlış hasta kayıt bilgisi girilmesi,

·         Yanlış ilaç uygulaması,

·         Laboratuvar ve radyoloji cihazları ile diğer ölçüm cihazlarının kalibre olmaması,

·         Medikal cihaz altyapısının standart dışı kullanılması,

·         Tesis güvenliğinde yaşanan aksaklıklar,

·         Uygun olmayan tıbbi atıklar (iğne ucu yaralanmaları)

·         Bulguların atlanması ve tetkiklerin eksik irdelenmesi sonucu teşhis hataları,

·         Hastanın yeterli beslenememesi,

·         Hastane enfeksiyonları,

·         Hastanın naklinde yaşanan olumsuzluklar (düşmeler ve yaralanmalar)

·         Kontrol listesi kullanma alışkanlığının olmaması,

·         Hastanın taburcu olması sırasında yeterli bilgilendirilmemesi,

·         Çalışanların tekrar kontrol alışkanlığı edinmemeleri,

·         Yönetimin yeterli desteği sağlamaması,

·         Koordinasyon eksikliği,

 

gibi durumlar hizmet sunumunda hasta ve çalışanların güvenliğini olumsuz etkileyen faktörlerdendir.

 

        Hasta Güvenliği; süreçlerdeki basit hataların hasta ve sağlık çalışanlarına zarar verecek şekilde ortaya çıkmasını engelleyecek tasarımlar yapmak, hataların hasta ve sağlık çalışanlarına ulaşmadan önce belirlenmesini, raporlanmasını ve düzeltilmesini sağlayacak önlemler almaktır. Hasta, sağlık çalışanları ve hasta yakınlarını fiziki ve psikolojik olarak etkileyecek olumlu bir ortam oluşturarak güvenliği sağlamaktır.

Okunma Sayısı : 4060

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ANKET
Sağlık Bakanlığın'ca 29 Nisan 2009 da yayınlanan; “Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanması ve Korunmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” kapsamında III. Hasta Güvenliği Kongresi'nin konularını nasıl buldunuz?
Siteden yararlanırken Gizlilik İlkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları saklıdır. | İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Tasarım : Capitol Medya - Yazılım : CM Bilişim